Tekno Seyir

)
Giriş

Güzel bir düşünce ve blogunuz belki de türünün ilk örneği. Pas ve söz hakkı için teşekkürler, ama zor sorular bunlar; heyecanlandım, terledim bakın şimdi. :) Kendi hakkımda bir şeyler yazmayı pek sevmiyorum ama tekrar deneyeyim bakalım, umarım başarabilirim.

Blogumu nasıl açtım?

Blog yazmaya ne zaman başladım tam olarak hatırlamıyorum, ama 2005′in sonları 2006′nın başları civarıydı. Blog kavramını ilk duyduğum zaman merak ettim ve Blogger’da denemeler yaparak blog dünyasına adım attım. O zamanlar kişisel günlük tarzı bloglar ağırlıktaydı, ben de Blogger denemelerinin hemen akabinde her telden yazıların olduğu Havadan Sudan isimli blogu açtım karaboga.com alan adı altında, WordPress sistemini kullanarak. Tabi o zamandan beri çok şey değişti, artık belli konular üzerine odaklanan kaliteli Türkçe bloglara sıkça rastlıyoruz.

Havadan Sudan’da yazılarım ağırlıklı olarak internet/teknoloji üzerine olmaya başlamıştı, bunun sonucunda bir gün her telden yazmayı bırakmaya karar verdim. Ve eski blogu kapattım, Tekno Seyir adıyla 9 Mayıs 2006′da bloglamaya yeniden başladım. Düşünceme göre Tekno Seyir, teknolojik bir seyir defteri olacaktı, profesyonellik ve hit kaygısı taşımayan, çok sık güncellenmese de içerik olarak zengin, kendi halinde bir blog olacaktı. Blog yazarları olarak özellikle küçük yaşlardaki internet kullanıcılarına isteyerek ya da istemeyerek örnek oluyoruz; o yüzden blogda genel ahlaki değerlere ve Türkçe yazım/imla ve anlatım kurallarına uymamız gerektiğine inanıyor ve uymaya çalışıyorum.

Bunları başarabildim mi bilmiyorum ama, bu blog sayesinde benim için değerli birçok arkadaşla tanışma fırsatım oldu. Tekno Seyir için düşündüğüm birçok şeyi yapamadım şu an itibariyle, ama geçen zaman zarfında olumlu olumsuz çok şey yaşadım, çok şey öğrendim. En başından beri bir şekilde beni desteklemiş olan tüm arkadaşlara burada tekrar teşekkür ederim. :)

Şu an blogumdaki en sevdiğim yazı

Bloglamayı seviyoruz; her yazdığımız yazıyı severek, benimseyerek ve bizden bir parça olarak gördüğümüz için yazıyoruz. O yüzden en sevdiğimiz yazıyı belirlemek zor. Ama her zaman için bloga en son eklediğim yazıyı en çok seviyorum diyebilirim belki de. :) Hatta bazen son eklediğim yazının ana sayfada en üstte durması için bir süre blog yazmadığım da oluyor. (Tamam, üşengeçliğim için bir kılıf daha buldum. :) )

Yayınlamak isteyip de yayınlayamadığım yazı

Tekno Seyir’in genel formatına uygun olan ve yazmayı düşündüğüm her yazıyı yazıyorum. Yani bu çerçeve içinde yayınlamak isteyip de yayınlamadığım bir yazı olmuyor. Fakat belli bir konu üzerine odaklanmayan kişisel günlüğüm olsaydı ziyaretçilerin dini ve milli bayramlarını kutlamak isterdim diyelim ki. Tekno Seyir’de bunu yapamıyorum, burada yazayım bari. Gelmiş ve gelecek tüm Tekno Seyir ziyaretçilerinin geçmiş ve gelecek tüm dini ve milli bayramlarını kutluyorum. Hatta doğum günlerini de. :)

Sonuç ve veda…

Ben burada noktayı koysam, kimseyi mimlemesem ve oyun bitse olmaz mı? Hm, olmaz herhalde. Peki şimdi pas atmak istediğim dolu arkadaş var, birden fazla arkadaşa pas atsam olmaz mı? O da mı olmaz? Doğru, sahada tek top olur; en iyisi ben görevimi yerine getireyim ve sözü şahsen pek tanımasam da özellikle css konusunda yazdığı makaleleriyle tanıdığımız bir blog yazarına bırakayım. Bu sıralar blogunda 1. yaşını kutlayan Fatih Hayrioğlu‘na atıyorum topu, doğum gününü kutlayarak… :)

0 Yanıt, “Tekno Seyir”


  1. Yorum yapılmamış

Yorum Yapın