
Bu mim sanki bir zaman makinesi gibi. Bir anda sitemde şuana kadar yazdığım yazılar aklıma geldi
Gelin yakuter.com‘u size özetleyeyim. Nasıl oldu da bugünlere geldiğimi anlatayım…
Yakuter nerden geliyor?
Her şeyden önce ismimin Yakuter veya Erhan Yakuter değil Erhan Yakut olduğunu belirtmek isterim:) Yakut kelimesinin sonuna Erhan’ın ilk iki harfinin getirilmesiyle ortaya çıkmış bir rumuzdur. Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü artık arkadaşlarım dahail kimse bana Erhan demiyor, ismim Yakuter kaldı
Yakuter.Com’un tarihçesi
Yakuter.Com ise kendi düşüncelerimi paylaşmak ve programlama konusundaki bilgimi paylaşmak için açtığım bir site. Aslında önceleri Yakuter’in altyapısı kendi yazmış olduğum bir blog sistemiydi. Fakat saolsun sunucumdaki tüm veriler bir anda silinince kopyasını bulundurmadığım blogum da uçtu. Bunun üzerine ben de tekrar yazmaya üşenip arayışa başladım ve WordPress ile karşılaştım. Üzerinde biraz çalıştıktan sonra bu blogu sevdim ve geliştirmeye başladım. Yakuter.Com işte böyle yayın hayatına başladı
Önceleri siteye ilk girdiğinizde sizi mavi gözlü bembeyaz bir kedicik karşılıyordu ve Günlük ve PHP olarak iki yol gösteriyordu. Dilediğinizi seçiyordunuz. Fakat baktım ki öyle olayacak, ben de iki blogu birleştirdim ve şuanki haline getirdim.
Blogumdaki yazılardan sevdiklerim
Aslında Hakan’ın da söylediği gibi her yazının başka bir önemi var benim için. Fakat Türkü Sevdam yazım benim için çok değerli. Orada tamamen duygularımı dile getirmiştim. Edebiyatımın kuvvetli olduğunu düşündüğüm için Türkü Sevdam gibi denemeler yazardım önceden fakat zamanla bu denemelerin yerini öğretici makaleler aldı ve öyle devam ediyor…
Türkü Sevdam’dan size bir paragrafı yazayım.
…
Aşk sanki emanet bize atalarımızdan. Sanki türkülerini söylerken, şehir şehir dolaşırken siz de böyle sevin diyorlar. Bir fısıltı duyuyorum kulaklarımda taa geçmişten gelen ve diyor ki:
“Aşk bu evlat başka bir şeye benzemez, buldum mu bırakamazsın. Seviyorsan söyle, söyle ki benim hissettiklerimi hisset. Ben onun kara kaşına, gül yüzüne vuruldum. Ya sen? Hiç düşündün mü ne kadar sevdiğini? Sen bilmezsin sazının tellerine dokunmayı yarinin tenine dokunur gibi. Sen bilmezsin kör gözlerle sevmeyi. Sana türkümü bırakıyorum evlat. Dinle ki anla aşkın eskiden nasıl olduğunu. Anla ki başkalarının yaptığı hataya düşme. Aç kalbini sonuna kadar, söyle ne hissediyorsan. O senden bunları bekliyor. Bir türkü yaz demiyorum sana çünkü türküler yazılmaz. Sana söylemek istediğim madem ki seviyorsun, madem ki yâr diyorsun ona o halde git ve konuş. Konuş ama hiç bir şey düşünmeden. Kapa gözlerini kalbinin sesini dinle. Göreceksin ki o zaman sen değil kalbin konuşacak, kalbin söyleyecek. Bu senin kalbinin türküsü… “
Ve ben kulağımda bu sesle uzanıyorum yatağıma. Belki yarim beni duyar diye mırıldanıyorum kendi türkümü bütün kalbimle…
Şimdi yazıyı okuyunca yine duygulandım hep olduğu gibi
Aslında tahmin ediyorum ki insanlar benim böyle yazılar yazdığıma çok şaşıracaklar fakat gerçekten de yazdım
Romantik olmsam da duygusal bir kişiliğim var ve bir duygulandım mı beni kimse tutamaz
Söylemek isteyip de söyleyemediklerim
Takip edilen bir günlük sahibi olmanın verdiği sorumluluğu insan zamanla anlıyor. Önceden aklıma ne gelirse yazardım. Zamanla artık değil yazdığım makalelere, seçtiğim kelimelere bile dikkat etmeye çalıştım. Birisi yanlış anlar, birinin damarına basarım veya her şeyden de kötüsü yanlış anlaşılırım diye çok kortuğumu söyleyebilirim. En sinirlendiğim anlarda bile hep kendimi durdurmaya çalıştım. Bu böyle de devam edecek.
Yardım mevzusu
Beni internette hep yardımsever birisi olarak tanırlar. Gerek açmış olduğum sitelerin hep yardım amaçlı olması (ajax-tr.com, wpdestek.com) gerekse Umudum Blog yardım kampanyası ile doğudaki bir okula yapmış olduğum yardımlar bu izlenimi yarattı. Gerçekten de seviyorum yardım etmeyi fakat artık msn veya e-posta ile benden yardım isteyenlere yardım etmiyorum. Çünkü gördüm ki insanlar makale okumak, araştırmak yerine artık msn yoluyla direk sormayı tercih ediyorlar. Tabi bizim işimiz gücümüz yok ya (veya öyle düşündükleri için) hiç düşünmeden sorabiliyorlar. Dediğim gibi makaleler veya wpdestek.com forumları dışında yardım etmiyorum…
Yolum Atatürk’ün yolu…
Benim yolum, sitemin yolu Atatürk’ün ilke ve inkılâplarının yoludur. Sitemde de böyle yazarım, böyle bilinirim. Bunu açıkça söylemek istedim…
Son sözler
Sanırım bu kadar dertleşmek yeter ![]()
Dmry yani Hakan‘ aldığım pası bende kıvrak bir bilek hareketiyle Hasan’a atıyorum. Buyur Hasan, top sende;)
Yardımsever Yakuter
Hakikaten hangi blogger adını kaybedip blogunun adını aldı ki?